Hitit Kanunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hitit Kanunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Hitit Kanunları - 43

    (1) Ták-ku LÚ-aš GUD-ŠU I7 -an zi-nu-uš-ki-iz-zi (2) ta-ma-i-ša-an šu-ú-wa-iz-zi nu KUN GUD e-ep-zi (3) TA I7-an za-a-i nu BE-EL KUN I7-aš (4) pé-e-da-i nu a-pu-u-un-pé da-an-zi

ták-ku : Eğer.
LÚ-aš: -in, veya özne hali (genitif/nominatif), tekil. Anlamı: Adam, erkek.
GUD-ŠU: GUD, sümerce veya sümerogram, ŠU, akatça veya akadogram, 3. şahıs eril sonek kişi zamiri. Anlamı: Onun boğası.
I7 -an: Sümerce veya sümerogram + an, kelimenin özne/nesne halinde (Nominatif/Accusatif neutre) bulunduğunu gösteren ek. Anlamı: Nehir.
Zi-nu-uš-ki-iz-zi: 3. tekil şahıs tamamlanmamış çekim. Anlamı: Geçmek*
ta-ma-i-ša-an: tamai + ša, 3. tekil şahıs nesne (accusatif) halinde aitlik zamiri + an, 3.tekil şahıs, sonek (enclitique) kişi zamiri, nesne (accusatif) hali. Anlamı: Başka.
Šu-ú-wa-iz-zi: suwai fiili. 3. tekil şahıs. Tamamlanmamış çekim. Anlamı: Tıkmak, itmek, çıkarmak, sürmek**
nu: ve.
KUN: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Kuyruk.
GUD: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Boğa.
E-ep-zi: “ep(p)” fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Almak.
ta: Bağlaç. Anlamı: ve.
I7-an: Sümerce veya sümerogram, özne/nesne hali (Nominatif/Accusatif neutre) tekil. Anlamı: Nehir.
Za-a-i: “zai” fiili 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Aşmak.
BE-EL:Akatça veya akadogram. Anlamı: Efendi.***
I7-aš: Sümerce veya sümerogram, özne (nominatif) hali tekil. Anlamı: Nehir.
Pé-e-da-i: “peda” fiili, 3. tekil şahıs tamamlanmamış çekim. Anlamı: sürüklemek
a-pu-u-un-pé: İşaret zamiri, nesne (accusatif) hali.
Da-an-zi: Tai fiili, 3. çoğul şahıs tamamlanmamış çekim. Anlamı: Almak.

Çeviri:

Eğer adamın boğası nehri geçer başkası onu [ve] onunkini iter ve boğa kuyruğu alır ve nehir efendiyi aşar nehir sürüklerse, bunu alır.

Çevirinin sıkıntıları:
Tekrar araya giren uzun vakit için eğer özellikle bekleyen varsa ondan özür diliyorum. Köşeli parantez içindeki “ve” benim eklediğim bir şey, çünkü oradaki “onu” ve “onunki” sözcükleri aslında bir son ek olarak “başkası” kelimesinde kendilerini gösteriyorlar. Ancak Türkçe'de böyle bir kullanım olmadığı için hititçenin son eklerle verdiğini ayırarak vermek durumunda kaldım. Çevirinin sonundaki “bunun” ise Hoffner'ın ilgili dipnotuna (n.161) göre adamı nehre iten “başkası”, yani nehirde ölen adamın mirasçısı, öldüreni alıyor. Bu elimdeki basımda gözükmüyor olmasına rağmen Hoffner elindeki bir basımda bunun açık olarak gözüktüğünü söylüyor; ama ben elimdeki basımda gözükmediği için bu şekilde bırakmayı tercih ettim. Bunun dışında düzeltmeleriniz ve daha iyi çeviri önerileriniz varsa lütfen yazmaktan çekinmeyin.


*: Baktığım sözlüklerde “zinuški”nin anlamını doğrudan bulamadım; ancak hem Hoffner, hem de Hrozny onu bu şekilde çevirmişler, kullanıldığı bağlamda buna uygun görünüyor, dolayısıyla ben de onlar gibi çevirmeyi tercih ediyorum.

**: Buradaki fiil “sūwai” fiili (genleştirmek, arttırmak) de olabilir, çünkü daha önce karşılaştığım kanunlarda tek “u” ile yazılıyordu, “suwai” fiili burada çift “u”, ancak çift “u” ile yazılan fiil genelde orta kullanımda görülür ancak elimizdeki fiilin çekimlenmiş hali onun etken bir fiil olarak gösteriyor.


***: Bu işareti H. A. Hoffner “EN” olarak okuyor, Hrozny ise “BE.EL” olarak, ancak Hrozny ilgili dipnotunda tabletin farklı bir basımında “EN” olarak okunabileceğine dair bir bilgi var. Elimdeki basımın harf çevirisi “BE.EL”e daha müsait olduğu için onu tercih ettim.

11 Haziran 2013 Salı

Hitit Kanunları - 42

Hitit Kanunları - 42

(1)ták-ku an-tu-aḫ-ša-an ku-iš-ki ku-uš-ša-ni-i-e-ez-zi (2) na-aš la-aḫ-ḫa pa-iz-zi na-aš a-ki ták-ku ku-uš-ša-an (3) pí-an nu Ú-UL šar-ni-ik-zi ták-ku (4) ku-uš-ša-an-še-ed Ú-UL pé-ya-a-an 1 ŠAG-DU (5) pa-a-i ku-uš-ša-an-na 12 GÍN KÙ-BABBAR pa-a-i Ù (6) ŠA MUNUS ku-uš-ša-an 6 GÍN KÙ-BABBAR pa-a-i

ták-ku: Eğer.
an-tu-aḫ-ša-an: nesne (accusatif) hali, tekil. Anlamı: Adam.
ku-iš-ki: Özne hali (nominatif). Kuis, burada belgesiz zamir. Anlamı: Biri.
Ku-uš-ša-ni-i-e-ez-zi: 3.tekil şahıs, tekil, tamamlanmamış çekim. Anlamı: prim vermek*
na-aš: ve + 3. tekil şahıs, özne halindeki (nominatif) sonek zamiri (pronom enclitiques)
la-aḫ-ḫa: yönelim (allatif) hali, tekil. Anlamı: Yolculuk, sefer.
pa-iz-zi: pai fiili, 3.tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Gitmek.
a-ki: ak fiili. 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Ölmek.
ku-uš-ša-an: nesne (accusatif) hali, tekil. Anlamı: ücret
pí-an: pai fiili, emir kipi, 2. tekil şahıs + an, 3. tekil şahıs sonek (enclitique) kişi zamiri, nesne (accusatif) hali. Anlamı: vermek.**
Ú-UL: olumsuzluk bildiren sözcük.
šar-ni-ik-zi: sarnik fiili. 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Yerleştirmek, yerine koymak.
Ku-uš-ša-an-še-ed: özne/nesne (Nominatif/accusatif neutre) hali, tekil + set, 3. tekil şahıs aitlik bildiren zamir (pronom possesif). Anlamı: Ücret.
Pé-ya-a-an: pai fiili, emir kipi, 2. tekil şahıs + an, 3. tekil şahıs sonek (enclitique) kişi zamiri, nesne (accusatif) hali. Anlamı: vermek.
ŠAG-DU: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Kelle.
pa-a-i: pai fiili. 3. tekil şahıs. Tamamlanmamış çekim. Anlamı: vermek.
Ku-uš-ša-an-na: yönelim (allatif) hali, tekil. Anlamı: Ücret.
GÍN: sümerce veya sümerogram. Anlamı: şekel
KÙ.BABBAR: sümerce veya sümerogram. Anlamı: gümüş
Ù : Akatça, ya da akadogram. Anlamı: ve.
ŠA: Akatça veya akadogram. Kendisinden önce gelen kelimeyi kendisinden sonra gelen kelimeye, ikisi beraber isim tamlaması oluşturacak şekilde bağlar.
MUNUS: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Kadın.

Çeviri

Eğer biri bir adama prim verirse, ve o yolculuğa çıkar ve o ölürse eğer ver ona ücreti ve o yerine koymaz eğer ücretini ona vermezsen 1 kelle verir 12 şekel gümüş ücret verir ve kadının ücreti 6 şekel gümüş verir.

Çevirinin sıkıntıları:

Biraz bu ara arayı açtığım için herkesten özür dilerim ama fırsat bulamadım dersler vs yüzünden. Daha anlaşılır bir çeviri şuna benzeyecektir: “Eğer biri bir adama prim verirse ve o yolculuğa çıkar ve ölürse eğer ücreti verirsen, yerine bir şey koymaz eğer ücretini vermezsen 1 kelle verir 12 şekel gümüş ücret verir ve kadının ücreti 6 şekel gümüş verir”. Buradaki temel sıkıntılardan biri kadının diye çevirdiğim “ŠA MUNUS” normalde kendisinden önce gelenle tamlayan oluşturur, yani akatçadaki kullanımı bu şekildedir. Ancak böylesi bir kullanım, dilbilgisi olarak kolay düşleyemediğim bir kullanım olduğundan ve daha önce rastlamadığımdan onu sanki ismin hali imiş gibi alıp özne/nesne halindeki “ücret” ile bağladım. Bunu Hrozny'de yapmış, onun çevirisine bağlı kaldım diyebilirim. Sizin yine de daha iyi bir öneriniz varsa lütfen belirtmekten çekinmeyin.


*: Normalde “kussan” ücret, maaş gibi anlamlara geliyor, Hrozny, burada “övmek, övme ücreti” olarak çevirmiş, bizdeki “prim vermek” hem “kussan” gibi ekonomik bir ilişkiyi akla getirdiğinden, hem de içinde bir “övme” veya “övünme” barındırdığından buraya uygun diye düşündüm.
**: Hem Hrozny hem de Hoffner burada pí-ia-an şeklinde harf çevirisi yapıyorlar. Ama elimdeki baskıda belirttiğim gibi olduğundan bu halini korumayı tercih ettim.

16 Mart 2013 Cumartesi

Hitit Kanunları - 41

Hitit Kanunları - 41

    (1) Ták-ku IL-KI ḫar-ag-zi nu IL-KI* (2) ti-id-dì-ya-an-za nu GIŠ-TUKUL te-ez-zi ki-i (3) GIŠ-TUKUL-li-me-ed ki-i-ma ša-aḫ-ḫa-me-ed nu-za ŠA LÚ (4) IL-KI A-ŠÀ-ḪI-A an-da ši-ya-ad-dá-ri-ya-zi nu (5) GIŠ-TUKUL ḫar-zi ša-aḫ-ḫa-na iš-ša-i ma-a-an (6) ša-aḫ-ḫa-an mi-im-ma-i nu ŠAIL-KI A-ŠÀ-ḪI-A (7) I-NA É-GAL da-an-zi ša-aḫ-ḫa-na ḫar-ag-zi

ták-ku: Eğer.
LÚ: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Erkek.
IL-KI: Akatça veya Akadogram, "in" (genitif) hali. Anlamı: Dirlik**.
ḫar-ag-zi: Harak fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Yok olmak, ölmek.
ti-id-dì-ya-an-za: tittiya fiili, sıfat fiil hali (participe) + sa, 3. tekil şahıs aitlik bildiren zamir, yönelim (allatif) hali. Anlamı: Koymak, yerleştirmek, düzenlemek***.
nu: Ve.
GIŠ-TUKUL: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Araç, silah.
te-ez-zi: te fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Demek.
ki-i: işaret zamiri. Anlamı: bu, şu.
GIŠ-TUKUL-li-me-ed: Sümerce veya sümerogram, yönelme (datif) hali + met, 1. tekil şahıs aitlik zamiri (pronom possesif), özne/nesne (Nominatif/Accusatif neutre) hali. Anlamı: Araç, silah.
ki-i-ma: işaret zamiri bu/şu + ma, ve/ama.
ša-aḫ-ḫa-me-ed: sahhan, nesne (accusatif) hali, tekil + met, 1. tekil şahıs aitlik zamiri (pronom possesif), özne/nesne (Nominatif/Accusatif neutre) hali. Anlamı: Tımar, vergi.
nu-za: Nu, ve +za dönüşlülük takısı.
ŠA: Akatça veya akadogram. Kendisinden önce gelen kelimeyi kendisinden sonra gelen kelimeye, ikisi beraber isim tamlaması oluşturacak şekilde bağlar.
A-ŠÀ-ḪI-A: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Tarlalar.
an-da: içinde ; ile.
ši-ya-ad-dá-ri-ya-zi: siya fiilinden türetilmiş siyattariya fiili, 3. tekil şahıs tamamlanmamış çekim. Anlamı: Mühürle almak.
ḫar-zi: Har(k) fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Sahip olmak, tutmak.
ša-aḫ-ḫa-an: Özne/nesne (Nominatif/ Accusatif neutre) hali, tekil. Anlamı: Tımar, vergi.
iš-ša-i: essa fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Yapmak, gerçekleştirmek.
ma-a-an: veya, (ya da ) -dığında.
ša-aḫ-ḫa-na: Yönelim (allatif) hali, tekil. Anlamı: Tımar, vergi.
mi-im-ma-i: mimma fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Reddetmek.
I-NA: Akatca veya Akadogram, ilgeç. Anlamı: içinde, arasında.
É-GAL: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Saray.
Da-an-zi: Tai fiili, 3. çoğul şahıs tamamlanmamış çekim. Anlamı: Almak.
ša-aḫ-ḫa-na: Yönelim (allatif) hali, tekil. Anlamı: Tımar, vergi.

Çeviri:

Eğer dirlik mükellefi ölür ve onunkini alan silahtar derse “Bu silah bana, bu tımar bana” ve dirlik mükellefinin tarlalarını mühürle alır ve silaha sahip olur tımarı gerçekleştirdiğinde; tımarı reddederse dirlik mükellefinin tarlalarını saraya alırlar, tımar yok olur.

Çevirinin sıkıntıları:
Hitit kanunları 40 için belirtiklerim aynen bunun içinde geçerli. Daha anlaşılabilir bir çeviri şuna benzeyecektir: Eğer vergi ödeyen biri ölürse ve onun sahip olduklarını silah yapan birisi almak isterse ve derse ki “Bu silah benim, bu toprak benim” ve bu sayede ölen vergi ödeyenin tarlalarını mühürle alırsa, tımarı ödediği takdirde silahlara sahip olur. Yok ödemeyi reddederse ölen vergi ödeyenin yerini saray için alırlar ve tımar zorunluluğu kalkar.”

Ama uyarmak zorundayım bu dirlik ve tımar kelimeleri tarihsel sıraya uygun olmayan kelimleler ve ifadeler, onlar yerine H.Hoffner gibi TUKUL-yükümlülükleri sahanna-yükümlülükleri dersek daha metne sadık daha güvenilir bir çalışma yapmış oluruz; ancak bu çalışma genel olarak filolojik bir özenden çok anlaşılabilirlik kaygısı güttüğünden o kelimeleri kullanıyorum. Ancak filolojik hataların yorumlarda belirtilmesi durumunda tabi ki çeviri de düzeltmeler yaparım. Daha iyi çeviri önerilerinizi lütfen yorumlara yazmaktan çekinmeyin.

*: Buradaki IL-KI için hem Hrozny hem de Hoffner “GIŠ-TUKUL” diyorlar, ama elimdeki basımda “IL-KI gözüküyor, dolayısıyla ben de harf çevirisinde “IL-KI” yi tutup, çevirinin kendisinde “GIŠ-TUKUL”'u tercih ettim.
**: Bkz. Hitit Kanunları – 40
***: Bkz. Hitit Kanunları - 40

19 Ocak 2013 Cumartesi

Hitit Kanunları - 40

Hitit Kanunu - 40
(1) ták-ku LÚ GIŠ-TUKUL ḫar-ag-zi IL-KI (2) ti-id-dì-ya-an-za nu IL-KI te-ez-zi ki-i (3) GIŠ-TUKUL-li-me-ed ki-i-ma ša-aḫ-ḫa-me-ed nu-za ŠA(4) GIŠ-TUKUL A-ŠÀ-ḪI-A an-da ši-ya-ad-dá-ri-ya-zi GIŠ-TUKUL-ya (5) ḫar-zi ša-aḫ-ḫa-na iš-ša-i ták-ku GIŠ-TUKUL-ma (6) mi-im-ma-i nu A-ŠÀ-ḪI-A ŠA LÚ GIŠ-TUKUL ḫar-kán-da-an (7) da-ra-an-zi na-an LÚ-MEŠ URU-ri an-ni-eš-kán-zi (8) ma-a-an LUGAL-NAM-RA-HI-A pa-a-i nu-uš-ši A-ŠÀ-ḪI-A (9) pí-an-zi na-aš GIŠ-TUKUL ki-ša-ri

ták-ku: Eğer.
LÚ: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Erkek.
GIŠ-TUKUL: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Araç, silah.
ḫar-ag-zi: Harak fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Yok olmak, ölmek.
IL-KI: Akatça veya Akadogram, "in" (genitif) hali. Anlamı: Dirlik*.
ti-id-dì-ya-an-za: tittiya fiili, sıfat fiil hali (participe) + sa, 3. tekil şahıs aitlik bildiren zamir, yönelim (allatif) hali. Anlamı: Koymak, yerleştirmek, düzenlemek**.
nu: Ve.
ki-i: işaret zamiri. Anlamı: bu, şu.
te-ez-zi: te fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Demek.
GIŠ-TUKUL-li-me-ed: Sümerce veya sümerogram, yönelme (datif) hali + met, 1. tekil şahıs aitlik zamiri (pronom possesif), özne/nesne (Nominatif/Accusatif neutre) hali. Anlamı: Araç, silah.
ki-i-ma: işaret zamiri bu/şu + ma, ve/ama.
ša-aḫ-ḫa-me-ed: sahhan, nesne (accusatif) hali, tekil + met, 1. tekil şahıs aitlik zamiri (pronom possesif), özne/nesne (Nominatif/Accusatif neutre) hali. Anlamı: Tımar, vergi.
nu-za: Nu, ve +za dönüşlülük takısı.
ŠA: Akatça veya akadogram. Kendisinden önce gelen kelimeyi kendisinden sonra gelen kelimeye, ikisi beraber isim tamlaması oluşturacak şekilde bağlar.
A-ŠÀ-ḪI-A: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Tarlalar.
an-da: içinde ; ile.
ši-ya-ad-dá-ri-ya-zi: siya fiilinden türetilmiş siyattariya fiili, 3. tekil şahıs tamamlanmamış çekim. Anlamı: Mühürle almak.
GIŠ-TUKUL-ya: Sümerce veya sümerogram, yönelme (datif) hali, tekil. Anlamı: Araç, silah.
ḫar-zi: Har(k) fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Sahip olmak, tutmak.
ša-aḫ-ḫa-na: Yönelim (allatif) hali, tekil. Anlamı: Tımar, vergi.
iš-ša-i: essa fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Yapmak, gerçekleştirmek.
GIŠ-TUKUL-ma: Sümerce veya sümerogram + ma, 1. tekil şahıs aitlik zamiri (pronom possesif), nesne (accusatif) hali. Anlamı: Silah, araç.
mi-im-ma-i: mimma fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Reddetmek.
nu: ve.
ḫar-kán-da-an: nesne (accusatif) hali, tekil. Anlamı: Yok oluş, mahvoluş, gözden kayboluş.
da-ra-an-zi: tar fiili, 3. çoğul şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Demek, söylemek.
na-an: nu, ve + an, 3. tekil şahıs sonek (enclitique) kişi zamiri, nesne (accusatif) hali.
LÚ-MEŠ: Sümerce veya sümerogram, LÚ + MES, çoğulluk bildiren ek. Anlamı: Erkek.
URU-ri: Sümerce veya sümerogram, yönelme hali (datif), tekil. Anlamı: Şehir.
an-ni-eš-kán-zi: Aniya fiili, "sk" halinde 3. çoğul şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Eylemek, yaratmak, gerçekleştirmek.
ma-a-an: veya, (ya da ) -dığında.
LUGAL-: Sümerce veya sümerogram, özne hali, tekil. Anlamı: Kral.
NAM-RA-HI-A: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Avlar.
pa-a-i: pai fiili. 3. tekil şahıs. Tamamlanmamış çekim. Anlamı: vermek.
nu-uš-šinu, ve + si, 3. tekil şahıs yönelme (datif) halinde aitlik zamiri.
pí-an-zi: pai fiili, 3. çoğul şahış, tamamlanmamış çekim. Anlamı: vermek.
na-aš: Nu, ve + , 3. tekil şahıs sonek (enclitique) kişi zamiri, özne (nominatif) hali. Anlamı: Ve.
ki-ša-ri: kis fiili. "- kisari" şeklindeki kullanım***. Anlamı: Olabilir, mümkün.

Çeviri:
Eğer silahtar yok olur iyi tedarikli dirlik mükellefi (gelir) ve dirlik mükellefi der " Bu silah bana ve bu tımar bana", o silahtarın tarlalarını mühürle alır, silahları**** tutar, tımarı işler*****; eğer silahlarını reddeder ve silahtarın tarlalarını mahvolmuş derler, onu şehrin erkekleri işletir****** veya kral avlarını verir ve ona tarlaları verirler ve o silahtar olabilir.

Çevirinin sıkıntıları:

Saymakla bitmez herhalde, bu kadar geç gelmesine mi yanayım, ortaya çıkan sonucun tatmin edici olmamasına mı, tercih etmiş olduğum biraz yoruma kaçan "tımar", "dirlik" gibi kelimelere mi, "derler" fiilinin kim tarafından söylendiğini anlamayışıma mı, bu daha böyle uzar gider. Siz bulduğunuz yerden aşağıyı doldurun, ben elimden geldiğince düzeltilmiş son hallerini koyacağım, şimdiden teşekkür ederim.

*: Burada "dirlik"ten kasıt toprak vergisi, "fiyef" ancak daha sonra gelecek "sahanna"dan ayrıştırmaya çalıştığımdan kullanmadım. Bizim Osmanlı tarihinden birazcık aşina olduğumuz dirlik kelimesiyle karşılamayı seçtim.
**: Burada kullanılan aslında "tittiyant" eklenmiş bir "sa" ki bu kelimenin sonunu "za" ya dönüştürüyor. "Tittiyant", iyi tedarikli, maddi anlamda güç sahibi gibi bir anlama geliyor. Dilbilgisi analizinin biraz daha farklı gözükmesine rağmen aslında aynı sonuca çıkıyor. Yaptığım şey sadece "tittiyant" kelimesinin nereden geldiğine dair de bir yargıyı içeren bakışla kelimeyi analiz etmek oldu.
***: "Kis" fiili, doğmak, olmak, olagelmek gibi anlamlara sahip. "Kisari" bu fiilin kullanım çeşitlerinden biri.
****: F. Hrozny burayı "silahların bedeli" şeklinde okuyor, ancak ben elimdeki basımda böyle bir şey görmediğim için bu şekilde çevirmedim; ancak itiraf etmeliyim ki metin o şekilde okununca daha makul duyuluyor.
*****: Buradaki fiil yapmak, gerçekleştirmek gibi bir anlama aslında sahip iken bizdeki işlemek fiili, toprakla uğraşmayı, ondan verim almayı, genel olarak onunla ilgilenmeyi ifade ettiğinden o sözcüğü tercih ettim.
******: Buradaki fiil "sk" şeklinde çekilmiş yani aslında işlemekten daha yeğin daha yoğun bir anlamı var, ama iş kökünden kopmadan, onu daha yoğun hale getirecek bir fiil aklıma gelmedi. "sk" şeklindeki çekim anlamsal olarak bir değişim belirtmediğinden aynı şekilde bırakmayı tercih ettim.

29 Eylül 2012 Cumartesi

Hitit Kanunları - 39


Hitit Kanunları - 39

(1) Ták-ku LÚ-URU-LU-aš ta-me-e-el A-ŠÀ-ḪI-A ḫar-zi (2) ša-aḫ-ḫa-an-na iš-ša-i ták-ku ša-aḫ-ḫa-an ar-ḫa (3) pé-eš-ši-ya-zi A-ŠÀ-ḪI-A-ya da-ma-iš Ú-UL-at (4) ḫa-ap-pa-ra-iz-zi

ták-ku: Eğer
LÚ-URU-LU-: Özne hali (nominatif), tekil. Anlamı: İnsanlık, halk
ta-me-e-el: damai isminin "-in" (genitif) hali, tekil. Anlamı: Öteki.
A-ŠÀ-ḪI-A: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: tarlalar.
ḫar-zi: har fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Tutmak, sahip olmak.
ša-aḫ-ḫa-an-na: yönelim (allatif) hali, tekil. Anlamı: Vergi.
iš-ša-i: essa fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Yapmak, gerçekleştirmek.
ša-aḫ-ḫa-an: Nesne (accusatif) hali, tekil. Anlamı: Vergi.
ar-ḫa pé-eš-ši-ya-zi: arha, belirteç (uzak) + pessiyazi, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim (atmak, itmek). Anlamı: avlamak, uzaklaştırmak, sürgüne yollamak.
A-ŠÀ-ḪI-A-ya: Yönelim (allatif) hali, sümerce veya sümerogram. Anlamı: tarlalar.
da-ma-iš: Özne (nominatif) hali, tekil. Anlamı: Öteki, başka.
Ú-UL-at: olumsuzluk bildiren sözcük + at 3. tekil şahıs sonek (enclitique) kişi zamiri, özne/nesne (nominatif/accusatif neutre) hali.
ḫa-ap-pa-ra-iz-zi: happarai fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Satmak, devretmek.

Çeviri:
Eğer halk ötekinin tarlalarını tutar, vergiye yaparsa (bağlarsa); eğer o vergiyi uzaklaştırsa, tarlaları başkasına o devretmez.

Çevirinin sıkıntıları:

Çevirinin ikinci eğer ile başlayan bölümü, biraz yorum oldu. Her ne kadar olabildiğince düz ve doğrudan çevirsemde, bunda tam olara dümdüz bir çeviri yaptığımda çok anlaşılmaz oluyordu. Ben de biraz yorum katmak durumunda kaldım. Yorum katmadığım haliyle cümle şunun gibi bir şey: "... eğer o vergiyi uzaklaştırırsa, tarlalara öteki ona devretmez" burada ucu biraz açık kalıyor kimin kime hangi koşulda tarlayı devretmeyeceğine dair, ve bizim sözdizimimize uymuyor. Zaten çoğu Hititçe cümle uymuyor; ancak burada muhtemel olan şey benim "A-ŠÀ-ḪI-A-ya" ve "Ú-UL-at" yanlış yorumluyor olmam. Bir başka önemli şey benim vergi diye karşıladığım "sahan"ın bizim bu gün anladığımız bir biçimde vergi olmak durumunda olmayabileceği. Onu daha çok bir bedel cinsi olarak düşünmekte yarar var. Daha iyi çeviri önerileriniz olursa, lütfen yorumlara yazmaktan çekinmeyin.

19 Eylül 2012 Çarşamba

Hitit Kanunları - 38


Hitit Kanunları - 38




(1) ták-ku LÚ-URU-LU-MEŠ ḫa-an-ne-eš-ni ap-pa-an-te-eš (2) nu-uš-ma-aš šar-di-ya-aš ku-iš-ki pa-iz-zi na-aš-ta (3) (xxx)* GIŠ-ḫa-ad-tal-wa-aš kar-dim-mi-ya-an-ta-ri nu (4) šar-di-ya-an wa-al-aḫ-zi** na-aš a-ki šar-ni-ik-zi-il NU-GÁL

ták-ku: Eğer
LÚ-URU-LU-MEŠ: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Halklar, insanlık.
ḫa-an-ne-eš-ni: yönelme (datif) hali, tekil. Anlamı: Kanun
ap-pa-an-te-eš: özne (nominatif) hali, çoğul. Anlamı: Mahkum.
nu-uš-ma-aš: nu, ve + smas, 3. çoğul şahıs sonek (enclitique) kişi zamiri, yönelme (datif) çekim. Anlamı: Ve onlara
šar-di-ya-aš: Özne hali (nominatif) tekil. Anlamı: Yardım, destek, takviye.
ku-iš-ki: Özne hali (nominatif). Kuis, burada belgesiz zamir. Anlamı: Biri. 
pa-iz-zi: pai fiili, 3.tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Gitmek
na-aš-ta: nu, ve + asta, geçiş ayrılma bildiren takı.
GIŠ-ḫa-ad-tal-wa-aš: GIŠ, sümerce nesnenin tahtadan olduğunu belirten, niteleyici sözcük (determinative) + "in" (genitif) hali, tekil. Anlamı: (kapı/pencerede) sürme, sürgü.
kar-dim-mi-ya-an-ta-ri: kartimmiya fiili, 3. çoğul şahıs, tamamlanmamış çekim, orta-pasif kipi. Anlamı: Öfkelenmek, öfkeli olmak.
nu: ve.
šar-di-ya-an: Nesne/Özne (accusatif/nominatif neutre) hali, tekil. Anlamı: Destek, yardım, takviye.
wa-al-aḫ-zi: walh fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Vurmak
na-aš: ve + 3. tekil şahıs, özne halindeki (nominatif) sonek zamiri (pronom enclitiques)
a-ki: ak fiili. 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Ölmek
šar-ni-ik-zi-il: nesne (accusatif) hali, tekil. Anlamı: Tazminat.
NU.GÁL: Sümerce veya sümerogram. Anlamı: Mevcut değil.

Çeviri:
Eğer insanlar kanuna mahkumlarsa ve onlara destek olan biri giderse ve sürmeninkiler öfkelenirler, ve desteğe vurur ve o ölürse, tazminat mevcut değildir.

Çevirinin sıkıntıları:
Bu kanunun çevirisindeki en büyük sıkıntı tabletin tam da bu kanunda zarar görmüş olmasından dolayı, kanunun hititçe nüshasının henüz tam olarak kesin ölçütlere bağlı bir basımının olmayışındadır. Elimdeki nüsha Friedrich'ten (1959) uyarlanmıştır. Sonrasında gelen basımlarca bazı noktaları aşılmıştır. Güzel bir örnek, "sürmeninkiler" bölümü. Orada "kanuna mahkum" olan yani "davacı- davalı ilişkisi içierisine girmiş taraflar kast ediliyor şeklinde yorumladım; ancak sonraki kanunun sonraki basımlarında orada "sürmeninkiler" yerine doğrudan davalı yazıyor. Yani kabaca kanun şunu diyor: "Eğer insanlar davalık olursa, ve onlara destek olan birileri gider, ve davalılar bu gelen takviyeye öfkelenip ona vururlarsa ve o da ölürse, tazminat yoktur" yani kimse bu konuda diğerinden veya kraldan tazminat isteyemez. Daha iyi çeviri önerileriniz varsa, lütfen yorumlara belirtmekten çekinmeyiniz.

* Burada yine basım farkının getirdiği sıkıntılardan birini görüyoruz. Sonraki basımlarda olmayan bir kelime bu basımda var gibi gözüküyor. Kelimenin harf çevirisine baktım, biraz uğraşıp bir şey bulamayınca, diğer hititçe nüshalarda da gözükmeyince, çeviride dikkate almamaya karar verdim.

** Burada harf çevirisi walah iken ben ve bir kaç çeviri daha fiili walh diye yorumlamış, hakikaten de walh fiili buraya çok uygun düşüyorken, walah diye bir fiilin olmayışı, walh seçeneğini burada daha güçlü kılıyor. Bu yüzden harf çevirisini yorumlarken, walh fiili şeklinde yorumladım.

14 Eylül 2012 Cuma

Hitit Kanunları -37


Hitit Kanunları -37



(1) ták-ku MUNUS-an ku-iš-ki pít-te-nu-uz-zi (2) EGIR-an-tá-ma-aš-ma-aš šar-di-ya-aš pa-iz-zi ták-ku 2 (3) LÚ-MEŠ na-aš-ma 3 LÚ-MEŠ ak-kán-zi (4) šar-ni-ik-zi-il NU-GÁL zi-ik-wa UR-BAR-RA ki-ša-ad

ták-ku: Eğer.
MUNUS-an: özne veya nesne (nominatif veya accusatif) hali, tekil. Anlamı: Kadın.
ku-iš-ki: Özne hali (nominatif). Kuis, burada belgesiz zamir. Anlamı: Biri.
pít-te-nu-uz-zi: pittenu fiili, 3. tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Kaçırmak.
EGIR-an-tá-ma-aš-ma-aš: Sümerce veya sümerogram; EGIR-anda, sona gelen takı, "-e kadar" + masmas >  ma+ smas; ma, "ama" anlamını veren ek, smas, 3. çoğul şahıs sonek (pronom enclitique) kişi zamiri, nesne veya yönelme (accusatif/datif) çekim, "ama onlar".
šar-di-ya-aš: Özne hali (nominatif) tekil. Anlamı: Yardım, destek, takviye.
pa-iz-zi: pai fiili, 3.tekil şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Gitmek
LÚ-MEŠ: Sümerce veya sümerogram, LÚ + MES, çoğulluk bildiren ek. Anlamı: Erkek.
na-aš-ma: veya.
ak-kán-zi: ak fiili 3. çoğul şahıs, tamamlanmamış çekim. Anlamı: Öldürmek.
šar-ni-ik-zi-il: Özne veya nesne (Nominatif/Accusatif neutre) hali, tekil. Anlamı: Tazminat.
NU-GÁL: sümerce veya sümerogram. Anlamı: (henüz) değil.
zi-ik-wa: zik, 2. tekil şahıs kişi zamiri, özne (nominatif) hali + wa, doğrudan anlatım belirten takı*.
UR-BAR-RA: sümerce veya sümerogram. Anlamı: Kurt.
ki-ša-ad: kis fiili 2. tekil şahıs tamamlanmış çekim, orta-pasif kipi. Anlamı: Olagelmek, doğmak.

Çeviri:

Eğer biri bir kadını kaçırır ama onlar (birileri) destek olarak onlara (kadın ve birine) kadar gider, eğer iki erkek veya üç erkek öldürürlerse, tazminat yoktur: "Sen kurda dönüştün"

Çevirinin sıkıntıları:

Öncelikle cümlenin ilk virgüle kadar olan kısmı biraz garip özellikle "ama"nın varlığı cümleyi semantik olarak zorluyor. Başka kaynaklarda kanunun o bölümünde "ama" korunmamış, makul, çünkü 1) Kanunun oradaki "ama"dan beslendiği bir nokta yok, 2) Cümlenin genel yapısını bozuyor, ben korumayı seçtim, çünkü sözcüğün anlamını temel almaya çalışıyorum çevirilerde, ve takdir edersiniz ki benimkisi kaba bir çeviri. Çeviri aslında şunu demek istiyor " Eğer biri bir kadını kaçırırsa, ve peşlerinden destekçileri de giderse, eğer iki veya üç erkek ölürse, bu durumun tazminatı yoktur : ' Sen kurda dönüştün' " İkinci sıkıntı "sen kurda dönüştün"ün orada ne işi var bilmiyorum henüz. Bu konuyu açığa kavuşturacak fikri olanlar, ve daha iyi çeviri önerisi olanlar, lütfen yorumlara belirtmekten çekinmesinler.